Exclusive Homes GÜNDEM İnşaat sektörüne güvenli yapılar kazandırılmalı

İnşaat sektörüne güvenli yapılar kazandırılmalı

Özbostan İnşaat yöneticisi Şakir Başaran, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümünde sektöre dair önemli tespitler ve açıklamalar yaptı. Şakir Başaran yaptığı açıklamada, İstanbul’daki yapı stoğunun kararlılıkla iyileştirilmeye devam edilmesi gerektiğini şu sözle dile getirdi: “Kentsel dönüşüm fırsatını çok iyi değerlendirmeliyiz. Dönüşüm ne yazık ki olması gerekenden çok daha sınırlı bir alanda kaldı. İnşaat sektörüne güvenli yapılar kazandırılmalı.”

Önceliğin, güvenli yaşam alanları inşa etmek olması gerektiğini vurgulayan Başaran, binaların zemin özellikleri ile temel ve kaba inşaatındaki kalitenin, projenin dış mimarisinden ya da daire içindeki lüks detaylardan çok daha önemli olduğunu belirtti. Özbostan İnşaat olarak, Pendik’teki Manzara 7/24 projesinde deprem güvenliği hassasiyetiyle hareket ettiklerini belirten Başaran, “Maliyetlerimizi artırmasına rağmen kullandığımız demirde ve betonda, resmi onaylı statik proje standartlarının da üzerinde malzeme tercih ettik” ifadelerini kullandı.

Başta İstanbul olmak üzere, özellikle yapı stoğunun çok kaliteli olmadığı kalabalık şehirler için deprem riski, hem son günlerde Ege Bölgesi’nde süregelen sarsıntılar, hem de 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümüyle birlikte bir kere daha gündeme geldi. “Yeni deprem yönetmeliği sayesinde, yeni binalar ve özellikle markalı konut projeleri çok daha güvenli yapılar olarak öne çıksa da, daha gidilmesi gereken çok yol var” diyen Özbostan İnşaat Yöneticisi Şakir Başaran, açıklamasında, özellikle müteahhitlerin önemli bir bölümünün, deprem gerçeğinin hala çok farkında olmadığına parmak bastı.

Alıcıların tercihi güvenli yapılar inşa edilmesinde etkili

Şakir Başaran, kaliteli yapılar için öncelikle, kamunun ilgili birimleri ile inşaat firmalarının koordineli ve uyumlu çalışması gerektiğini şu ifadelerle dile getirdi: “İnşaat sektöründe güvenli binaların üç sac ayağı var. Birisi işini doğru ve etik yapan inşaat firması, diğeri yapıların denetiminden sorumlu kamu idareleri, üçüncüsü ise tüketiciler yani konut alıcıları. Aslına bakarsanız, alıcı kesimin tercihleri, depreme karşı güçlü ve güvenli yapılar inşa edilmesinde birincil rol oynuyor. Eğer tüketicilerin önceliği, akıllı, lüks ve şık daireler yerine güvenli binalar olursa, inşaat firmaları da yapı güvenliğine olması gerekenden çok daha fazla önem vermeye başlayacak.”

Önümüzdeki dönem hedefleri arasında kentsel dönüşüm projelerinin olduğunu sözlerine ekleyen Başaran, “Türk ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektöründe hepimiz, gerekirse karlarımızdan fedakarlık yaparak, taşın altına elimizi daha fazla koymalı ve depreme karşı güçlü ve güvenli yapılar üretmeliyiz” cümleleriyle konuşmasını sonlandırdı.

 

Yorumlar kapalı.